Kaş İlk Bakış

Kaş, Akdeniz’in kıyısında Antalya’ya bağlı turistik bir ilçe. Denize 70 km.'lik kıyı şeridi ile Antalya’nın en batı ucunda, Fethiye ve Demre arasında yer alıyor. Antalya'dan 190 km, Fethiye'den 100 km, hemen karşısında bulunan Yunan Adası Meis'den ise sadece 1,8 km uzaklıkta bulunuyor.

Antalya ve Fethiye körfezleri arasında yer alan Teke Yarımadası’nın, antik çağdaki ismi Likya. Kaş, bu bölgenin en güneyine, antik liman kenti Antiphellos’un üzerine kurulmuş. Likya medeniyeti birçok kentten oluşan yapısı ile yarımadanın her yerine dağılmış. Kaş, Teke Yarımadası'nın ortasında, etrafı Likya kalıntılarıyla çevrili bir noktada bulunuyor.

Turizm

80’li yıllara kadar ekonomisi geleneksel tarım, küçükbaş hayvancılık, meyvecilik ve zeytinciliğe dayanan Kaş, sonrasında turizm ve seracılığın öne çıktığı bir yerleşim olmuş. Temmuz ve Ağustos aylarında yoğunlaşan ama tüm seneye yayılan deniz odaklı bir turizm hakim. Yabancı turist sayısı yüksek. Alternatif turizm adı verilen dalış, doğa turları gibi aktivitelerden dolayı sezonun biraz daha uzayabildiği görülüyor. Kaş’ın yatak kapasitesi 2018 verilerine göre 26 bin. Birçok işletme 23 Nisan'da kapılarını açıp 29 Ekim'de kapatıyor.

Nüfus

Kaş’ın nüfusu deniz kenarında kurulu merkezinde ve köylerinde toplanmış durumda. Yerleşik nüfusu 2016 nüfus sayımına göre yaklaşık 55 bin. İlçe merkezinde yaşayan nüfus 8000 civarında. Nüfusun geriye kalanı kırsalda ikamet ediyor. Son yıllarda özellikle büyük şehirlerden göç aldığı görülüyor. Kaş merkezi ve civarı yaz aylarında yoğun turist akınına uğruyor. Kaş merkezi, Kalkan ve Patara bölgeleri turizm bölgeleri olduğu için yazın nüfus %50 artış gösteriyor.

Kaş nüfusunun 1900'lerin başında çoğunluk Rumlardan oluştuğu görülüyor. 1923 yılındaki Türk-Yunan mübadele anlaşmasına göre Kaş'ın Rum nüfusu Meis ve Yunanistan'a göç etmiş. Buna karşılık Meis ve Selanik'de yaşayan Türkler, Kaş'a yerleştirilmiş.

Tarih

Kaş, M.Ö. 4.yy’da kurulan antik Likya Kenti Antiphellos’un üzerinde yer alıyor. Antiphellos, yukarısındaki Phellos kentinin limanı olarak kurulmuş. Helenistik dönemde bölgede bol bulunan sedir ağacı ticareti sayesinde zengin bir liman kenti haline gelerek Phellos’dan bağımsızlaşmış zaman içinde. Taşlık ülke anlamına gelen Phellos kentinden günümüze kalan kalıntılar, merkezden 10 km uzaklıkta görülebilir.

Antiphellos Kenti günümüz Kaş’ın altında kalmış.  En görülebilir kalıntılar merkezdeki antik tiyatro, Uzun Çarşı’daki kral lahiti, çeşitli kaya mezarları, tapınak temelleri.

Antiphellos, diğer Likya kentleri gibi sırasıyla Beylik, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden geçiyor. Osmanlı'nın son döneminde ismi Andifli İskelesi olarak anılmaya başlıyor.

Coğrafya

2231 km2 yüzölçümü olan Kaş'ın %66 ‘sı ormanlık bölge. Kaş coğrafyası bir çok yükselti, tepe ve dağlardan oluşuyor. Bu yüzden araba yolları çok inişli çıkışlı ve virajlı olabiliyor. Kıyıları daha çok kayalık. Dağlık yapısında dolayı en çok keçi yetiştiriliyor.

Bitki Örtüsü

Zengin bir floraya sahip Kaş’ta deniz seviyelerinde her zaman yeşil maki toplulukları, yükseklerde daha çok Kızılçam ormanları görülüyor. Maki alanlarında kekik, keçiboynuzu ve çeşitli otlar doğal olarak yetişiyor. Meşe, ardıç, çınar ağaçları dışında 1500 metrenin üstünde sedir ağaçları göze çarpıyor. Çok uzun yaşayan ve dallarının duruşundan dolayı çok endamlı görünen sedir ağacı yürüyüş rotalarında karşınıza çıkacak. Kaş’ta 1000 yaşında sedir ağaçlarına rastlanıyor. Kaş florası bir çok endemik bitki de barındırıyor. Likya orkidesi bunlardan biri.

İklim

Kaş'ta yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz iklimi hakim. Yazın öğleden sonra esen meltem rüzgarı ile sahiller biraz serinliyor. Daha yüksek konumda olan köylerinde hava sıcaklığının yaz aylarında 3-4 derece daha düşük olduğu görülüyor. Kışları sıcaklık 10 derecenin altına düşmüyor. 

Kaş'ta denize nisan ayından ekim ayının sonuna kadar girmek mümkün. Sonbaharda daha da ısınmış oluyor tabi deniz. Eylül ve ekim ayları Kaş'ta denize girmek için en ideal aylar.

Mimari

Kaş'ın günümüzdeki mimarisi 1850'lerden itibaren Meis'li tüccarların yaptırdıkları evler ile oluşmuş. Kaş bölgesinden topladıkları ürünleri gemilerle adaya, oradan da ticaret gemilerine yükleyen Meis'liler, Kaş'ta konaklama ihtiyaçlarını bu evlerle karşılamışlar. Uzun Çarşı ve meydanın etrafında seçebileceğiniz tüm eski evlerin Meis'li ustalar tarafından yapıldığını söyleyebiliriz. Genelde iki katlı olan evlerin, cumbalarının ahşap işçiliği ile süslendiği farkediliyor. 

1881 yılında inşa edilmiş kilise, günümüzde cami olarak kullanılıyor. Bu caminin avlusunu kaplayan çakıl taşlarından yapılmış bir çeşit mozaik döşemeyi, Meis Adası'nda da bir çok zeminde görmek mümkün.